Güzel Zamanlara Geç mi Kaldık?

İnsan iç dünyasıyla savaşa girdiğinde kazanmak kaybetmeye dönüşebilir.

Sanki o dönem daha önce bir çok üniversitede çok güzel şeyler yaşanmış ve bitmiş gibiydi. Samimi ve çoşkulu zamanların sonu muydu? Bilmiyorum. Kütüphanedeki kitaplar ve duvarları saran görseller geçmişin daha derin olduğunu söylüyordu sanki.
2014 yılı Eylül ayı. Yeni kayıt için gelmiştim. Uzun sıralar ve basit yönlendirmelerle farklı bir dönemin geldiği belliydi. Tabi ilgimi çeken hep görünenin ardındaki oldu. İnsanlar, kampüs, fakülteler, binalar… Bizden önceki herkes bir iz bırakmıştı.

Yalnızlığım artmıştı. İnsanlar bana iyi hissettirmiyordu. Uç sanatsal müzikler dinledim ve sosyallikten kaçtım. Havalı değildi kesinlikle. İnsan iç dünyasıyla savaşa girdiğinde kazanmak, kaybetmeye dönüşebilir.

Güzel zamanlara geç kaldığımızı düşünmüyorum. Bana göre kişinin kendi kötü yaşamı, başkasının iyi yaşamından daha önemli. Yanlış anlaşılmasın başka birinin hayatı söz konusuysa insan riske bile girmeli. Fakat yaşamın değeri çok yüksektir. Anlamlı ve bilinçli bir hayat ulvi bir şeydir. Yaşamak her şeye rağmen güzeldir. Anlam varsa acılarla bile hayatın bir güzelliği vardır. Anlamlı bir hayat sizin olsun.

Gaziantep Üniversitesinde 2014–2016 yıllarından izlenimlerim.

Bir Cevap Yazın