Müzikte Mutlak Bağımsızlık ve Ruhun İzinde
Modern müzik endüstrisinin standart kalıplarına ve algoritma odaklı üretim biçimlerine karşı, kendi “mutfağında” yarattığı zamansız sound ile duruş sergileyen bir isim: İshak Güçlü. Her enstrümanın, her kelimenin ve her frekansın tek bir zihinden çıktığı bu üretim süreci, sadece teknik bir tercih değil, aynı zamanda bir özgürlük manifestosu.
Akademik kariyerine sığdırdığı iki lisans derecesine rağmen müzikte “alaylı” kalmanın saflığını tercih eden Güçlü; 17 farklı dilde şarkı söyleyebilme yetisiyle kültürel sınırları aşarken, müziğini üç kelimeyle tanımlıyor: Özgün, zamansız ve hisli.
1. En temelden başlarsak; İshak Güçlü kimdir ve müziği hayatının merkezine yerleştiren o ilk kıvılcım kasetçalarlarla nasıl çaktı?
İshak Güçlü: Müzik üreten bir eğitimciyim. Kayıt tekniklerinden enstrüman icrasına kadar her şeyi kendi çabalarımla öğrendim; tam anlamıyla bağımsız bir müzisyenim. Kıvılcım konusuna gelirsek; o ışık aslında pek çok insanda var ama sadece çok azı o ışığı sonuna kadar izleme cesareti gösteriyor. İnsan, iç sesini dinlediğinde kalbi ona doğru yönü fısıldar. Eğer yüreğinizden gelen o sesi toplumsal kaygılarla bastırırsanız, etrafımızdaki binlerce asık yüzlü insandan birine dönüşürsünüz. Ben o sesi dinlemeyi seçtim.
2. Müziğin mutfağındaki her şeyi (enstrümanlar, vokal, miks-mastering) tek başınıza üstleniyorsunuz. Bu “tek kişilik dev kadro” hali bir mecburiyet mi, yoksa müziğinizin ruhunu korumak için aldığınız objektif ve bilinçli bir karar mı?
İshak Güçlü: Söz, beste, enstrümanlar, kayıt, miks ve mastering… Hepsi benim elimden çıkıyor. Yeni şeyler öğrenmek ve kendimi her gün bir adım ileriye taşımak beni diri tutuyor; bu süreç yorucu olsa da bir o kadar kıymetli. Belki yaşadığım coğrafyanın sunduğu imkanlarla, belki de tamamen pragmatik bir yaklaşımla gelişti bu durum. Ancak gelinen noktada bu “tam kontrol” hali, müziğim için özgün bir sound kimliği oluşturdu. Bir fikrin, hiçbir dış müdahale olmadan hayata geçmesi beni heyecanlandırıyor.
3. Kendi kendine elektro gitar öğrenen bir müzisyen olarak, akademik bir eğitimden geçmemek yaratıcılığınızı nasıl özgürleştirdi?
İshak Güçlü: Akademik tarafta iki lisans bitirdim, bir yüksek lisansı ise yarıda bıraktım ancak müzik konusunda hiçbir zaman “mektepli” olmadım. Bu bilinçli bir mesafe. Müzikte teorik ve akademik eğitimin dozajı arttıkça, o ham ve vahşi ruhun kaçabileceğine inanıyorum. Ben teknik kuralları değil, o ruhun izini sürmeyi tercih ediyorum.
4. 17 farklı dilde şarkı söyleyebilme yeteneğinizden bahsediliyor. Bu kadar farklı dil ve kültür, kendi bestelerinizin kimliğini nasıl besliyor?
İshak Güçlü: Ne kadar iyi bir dinleyici olursanız, o kadar nitelikli üretim yaparsınız. Farklı dillerin ve müziklerin duygusal dokusuna sızmak, bambaşka dünyaları koklamak bana kendimi ayrıcalıklı hissettiriyor. Bestelerimi yaparken o farklı kültürlerin yansımaları zihnime birdenbire düşüyor; bazen o melodinin hangi coğrafyadan beslendiğini ben bile o an kavrayamıyorum.
5. Şarkılarınızdaki “yalnızlık ve mücadele” temaları, kişisel yolculuğunuzun bir dökümü mü, yoksa toplumsal bir gözlemin sonucu mu?
İshak Güçlü: Basit ve içi boş konularda kalem oynatmak istemiyorum. Müziğimin ve düşüncelerimin, dinleyiciye bir anlam katmasını, ona iyi gelmesini hedefliyorum. İnsanlar hislerinde yalnız olmadıklarını bilmeli. Hiçbirimiz bu hayatı seçmedik, bu yüzden dayanışma şart. Lise yıllarımda yazar olmayı istiyordum ancak bugün müziğin yazarlıktan çok daha güçlü bir iletişim aracı olduğunu görüyorum. Bir metni okumak için zaman ayırmanız gerekir ama müzik, doğrudan ve hiçbir engele takılmadan insanların zihnine dokunabilir.
6. Bağımsız (Independent) bir sanatçı olarak bugünün dijital müzik dünyasında var olmanın en büyük avantajı ve en yorucu tarafı nedir?
İshak Güçlü: En büyük avantajı, arada hiçbir filtre olmadan doğrudan duygularınızla insana ulaşabilmek. Yorucu tarafı ise dijital kirlilik. Yapay zeka ile üretim yapanlara bir şey diyemem ama dijital platformlar ve YouTube, gerçek sanatçı ile algoritma üretimini birbirinden ayırmalı. Bir şarkının kalpten süzülüp çıkması bazen aylar sürüyor. Müzik, algoritmalardan değil, insanın kalbinden doğar.
7. Sizin müziğinizi ilk kez dinleyecek birine, İshak Güçlü sound’unu en iyi özetleyen üç kelimeyi sorsak ne dersiniz?
İshak Güçlü: Özgün, zamansız ve hisli.
8. Şu an üzerinde çalıştığınız yeni projeler neler? Dinleyiciyi yakın zamanda nasıl bir “anlam arayışı” bekliyor?
İshak Güçlü: Şu an üzerinde çalıştığım, her biri farklı dokulara sahip yaklaşık 9 yeni parça var. Belirlediğim stratejik plan doğrultusunda bunların kayıtlarını tamamlayacağım. Her ne kadar içinde bulunduğumuz çağda insanları bir şeylere heyecanlandırmak giderek zorlaşsa da, ben pragmatik bir kararlılıkla doğru bildiğim müziği yapmaya devam edeceğim.
Kaynak: http://yokdergisi.art/muzikte-mutlak-bagimsizlik-ve-ruhun-izinde-ishak-guclu/

Yorum bırakın